Franchise sistemi, ekonomik kriz ve pandemi gibi zorlu dönemlerde bile yatırımcılara güvenli ve hızlı geri dönüş sağlayan bir yatırım modeli olarak öne çıkıyor. Türkiye’de 3.500’den fazla zincir marka ve 65 bin mağaza ile 400 bin kişiye istihdam sağlayan franchise ekosistemi, özellikle küçük sermayesi olan girişimciler için çeşitli yatırım fırsatları sunuyor.
Pandemi döneminde birçok işletme kapanma riskiyle karşı karşıya kalırken, franchise işletmeleri dijitalleşmeye hızla adapte olarak e-ticaret ve teslimat platformlarıyla ayakta kaldı. Bu süreç, işini kaybeden veya küçük sermayesi olan yatırımcıların franchise ile iş sahibi olmasını sağladı.
Türkiye’deki franchise sistemi, elde ettiği bilgi birikimi ve deneyimi yurt dışına da taşımaya başladı. TAB Gıda gibi markalar, Çin ve diğer ülkelerde dev yatırımlar yaparak Türk markalarının uluslararası arenada büyümesine öncülük ediyor. Ayrıca, yurtdışındaki 5 milyon kişilik Türk diasporası, markaların yerel kültürü ve dil bariyerlerini aşarak hızlı büyümesine katkı sağlıyor.
Özhan Erem’e göre, franchise sistemi sadece yatırımcılara kâr imkânı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda sürdürülebilir bir iş modeli ve kalıcı ihracat fırsatları da yaratıyor. Bu yönüyle franchise, kriz dönemlerinde bile girişimciler için cazip bir yatırım alanı olmaya devam ediyor.


